Yurt Dışında Boşananlar Mal Paylaşımı Davasını Ne Zaman Açmalı?

Kısa cevap

Yurt dışında kesinleşen bir boşanma kararından sonra Türkiye’de açılacak mal rejiminin tasfiyesi davasında 10 yıllık zamanaşımı süresi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun güncel yaklaşımına göre yabancı boşanma kararının kesinleştiği tarihten başlar. Türkiye’deki tanıma veya tenfiz kararının daha sonra kesinleşmesi bu başlangıç tarihini değiştirmez.

Bu nedenle Hollanda, Almanya, Belçika veya başka bir ülkede boşanan ve Türkiye’de paylaşılması gereken taşınmazı, banka hesabı ya da başka malvarlığı bulunan kişilerin süreyi yabancı kararın kesinleşme tarihinden itibaren hesaplaması gerekir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu hangi kararı verdi?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 29.11.2023 tarihli, 2022/1205 Esas ve 2023/1188 Karar sayılı ilamında önceki yaklaşımından dönerek önemli bir içtihat değişikliğine gitti.

Kurulun önceki yaklaşımında, 10 yıllık zamanaşımı süresinin yabancı boşanma kararının Türkiye’de tanınmasına ilişkin kararın kesinleşmesinden başlayacağı kabul ediliyordu. Bu görüş, yabancı karar uzun süre Türkiye’de tanınmamışsa mal paylaşımı davasının da çok daha sonraki yıllarda açılabilmesine imkân veriyordu.

2023 tarihli kararla birlikte çoğunluk, sürenin yabancı mahkeme kararının kesinleştiği tarihte başladığını kabul etti.

Zamanaşımı süresi neden yabancı kararın kesinleşmesiyle başlıyor?

Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu kararını özellikle iki hükme dayandırdı:

  • MÖHUK m.59: Yabancı mahkeme kararının kesin hüküm veya kesin delil etkisi, kararın kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder.

  • TBK m.146: Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça alacaklar için genel zamanaşımı süresi 10 yıldır.

Kurula göre eşler, yabancı boşanma kararının kesinleştiği tarihte boşanmış sayılır. Mal rejimi de bu tarihte sona erdiğinden, mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacaklar bakımından 10 yıllık sürenin aynı tarihte başlaması gerekir.

Tanıma ve tenfiz kararı süreyi yeniden başlatır mı?

Hukuk Genel Kurulunun çoğunluk görüşüne göre hayır. Yabancı boşanma kararının Türkiye’de tanınması, kararın hukuki sonuçlarını geçmişe etkili biçimde kesinleşme tarihine bağlar. Bu nedenle tanıma kararının daha sonraki bir tarihte verilmesi, zamanaşımı başlangıcını ileri taşımaz.

Tanıma davası açılmasının zamanaşımını kesip kesmediği ve somut olayda başka bir kesilme veya durma sebebi bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Bu nedenle yalnızca takvim hesabıyla sonuca ulaşmak her dosyada güvenli değildir.

Karardaki somut olay

Karara konu olayda yabancı boşanma hükmü 16.01.2007 tarihinde kesinleşmiş, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin dava ise 18.10.2017 tarihinde açılmıştı. Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, yabancı kararın kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık sürenin geçtiğini kabul etti.

Bu örnek, tanıma işleminin yıllar sonra yapılmasının mal paylaşımı talebi bakımından yeni bir 10 yıllık süre sağlamadığını göstermektedir.

Karşı oyların temel gerekçesi neydi?

Karşı oy kullanan üyeler, zamanaşımının tanıma kararının kesinleşmesinden başlaması gerektiğini savundu. Bu görüşün başlıca gerekçeleri şunlardı:

  • TBK m.153 kapsamında evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirinden olan alacaklarında zamanaşımının işlemeyeceği,

  • Yabancı boşanma kararı tanınmadan mal rejimi davasının Türk mahkemelerinde ileri sürülmesinin güçlüğü,

  • Sürenin yabancı karar tarihinden başlatılmasının hak arama imkânını ölçüsüz biçimde daraltabileceği,

  • Önceki Yargıtay uygulamasının tanıma kararının kesinleşme tarihini esas alması.

Ancak bu gerekçeler çoğunluk tarafından benimsenmedi ve karar yabancı boşanma kararının kesinleşme tarihini başlangıç kabul etti.

Yurt dışında boşananlar şimdi ne yapmalı?

  1. Yabancı boşanma kararının kesinleşme tarihini kesinleşme belgesinden kontrol edin.

  2. Türkiye’de evlilik içinde edinilmiş taşınmaz, şirket payı, banka hesabı, araç veya başka malvarlığı bulunup bulunmadığını belirleyin.

  3. Tanıma işlemi yapılmamışsa tanıma sürecini gecikmeden başlatın.

  4. Mal paylaşımı talebini ve olası tedbir ihtiyacını birlikte değerlendirin.

  5. Zamanaşımını kesen veya durduran özel bir neden olup olmadığını dosya belgeleri üzerinden inceletin.

Malların kaçırılması riski varsa Evlilik Mallarının Kaçırılması ve Türkiye’de Mallara Tedbir Nasıl Konulur? yazılarımızı da inceleyebilirsiniz.

Türkiye’ye gelmeden dava açılabilir mi?

Yurt dışında yaşayan kişiler, usulüne uygun vekâletname düzenleyerek tanıma ve mal rejiminin tasfiyesi süreçlerini Türkiye’ye gelmeden avukat aracılığıyla yürütebilir. Dava stratejisi; boşanma tarihi, uygulanacak mal rejimi, malların edinilme biçimi ve mevcut delillere göre belirlenir.

Hizmet kapsamımız için Boşanma Hukuku ve Tanıma ve Tenfiz Hukuku sayfalarımıza bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Mal paylaşımı davasında süre kaç yıldır?

Yargıtay uygulamasında mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacaklar için genel olarak 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanır.

10 yıllık süre hangi tarihten başlar?

Yabancı ülkede verilen boşanma kararı bakımından Hukuk Genel Kurulunun 2023 tarihli çoğunluk görüşü, başlangıç tarihi olarak yabancı kararın kesinleştiği tarihi kabul etmektedir.

Tanıma davası açmadan mal paylaşımı davası açılabilir mi?

Yabancı boşanmanın Türkiye’de hüküm ifade etmesi için tanıma gerekir. Tanıma ve mal rejimi taleplerinin hangi sırayla veya birlikte nasıl yürütüleceği somut dosyaya göre planlanmalıdır.

Süre geçtiyse hak tamamen kaybolur mu?

Zamanaşımı, somut olayın özellikleriyle ve tarafların ileri süreceği savunmalarla birlikte değerlendirilir. Kesilme veya durma nedenleri bulunabilir. Bu nedenle yalnızca tarih hesabıyla dava açmaktan vazgeçilmemelidir.

Kaynaklar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 29.11.2023, E.2022/1205, K.2023/1188

  • 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun, m.59

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m.146 ve m.153

Hukuki uyarı: Zamanaşımı hesapları somut olayın tarihleri ve usul işlemlerine göre değişebilir. Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; hak kaybını önlemek için dosyanıza özgü hukuki değerlendirme alınmalıdır.