
Hangi ülkede boşanmak daha avantajlı?
Hangi Ülkede Boşanmak Daha Avantajlı? Uluslararası Boşanmada Yetki, Uygulanacak Hukuk ve Tazminat
Yurt dışında yaşayan, eşi farklı bir devletin vatandaşı olan ya da mal varlığı birden çok ülkeye yayılmış kişiler için boşanma, çoğu zaman tek bir “nerede yaşıyoruz” sorusundan ibaret değildir. Hollanda, Almanya, Belçika gibi ülkelerde hayatını sürdüren Türk vatandaşları için ortaya çıkan asıl soru şudur: Davayı hangi ülkede açmak benim lehime sonuç doğurur?
Bu sorunun tek ve herkese uyan bir cevabı yoktur. “Avantaj” kavramı kişiden kişiye değişir; tarafın ne talep ettiğine, malların nerede ve kimin adına bulunduğuna, çocukların durumuna ve sürecin nerede daha hızlı ve etkili işleyeceğine göre şekillenir. Aşağıda, kararın hangi ölçütlere göre verilmesi gerektiğini hukuki çerçevesiyle birlikte ele alıyoruz.
“Avantaj” Aslında Üç Ayrı Hukuki Sorudur
Uygulamada “hangi ülkede boşanmalıyım” diye sorulan şey, birbiriyle iç içe geçmiş üç teknik soruyu barındırır:
Yetki: Hangi ülkenin mahkemesi davaya bakmaya yetkilidir?
Uygulanacak hukuk: Yetkili mahkeme hangi ülkenin maddi hukukunu uygulayacaktır?
Tanıma ve tenfiz: Bir ülkede alınan karar, diğer ülkede (özellikle malların ve çocuğun bulunduğu yerde) geçerli sayılacak mıdır?
Bir ülke yetki bakımından kolaylık sağlarken, o ülkede uygulanacak hukuk tarafın aleyhine olabilir. Tersi de mümkündür. Bu üç halkanın birlikte değerlendirilmemesi, “kazanılmış” gibi görünen bir davanın sonradan işe yaramaz hâle gelmesine yol açabilir. Doğru tercih, bu üç unsurun somut dosyadaki birleşiminden çıkar.
Avantajı Belirleyen Pratik Ölçütler
Hangi ülkenin daha lehe olduğu, büyük ölçüde dosyanın kendine özgü unsurlarına bağlıdır. Başlıca dikkate alınması gereken hususlar şunlardır:
• Mal varlığının bulunduğu yer. Taşınmazlar, banka hesapları ve şirket payları hangi ülkededir?
• Malların kimin üzerine kayıtlı olduğu. Mülk diğer eşin adına tescilliyse, bu durum hem ispat hem de tedbir bakımından önemlidir.
• Maddi ve manevi tazminat talebi. Tarafın kusura dayalı bir tazminat beklentisi var mı?
• Nafaka. Yoksulluk ve iştirak nafakasının kapsamı ülkeden ülkeye değişir.
• Çocukların velayeti ve mutad meskeni. Çocuğun yerleşik olduğu ülke, velayet bakımından çoğu zaman belirleyicidir.
• Tarafın nerede yaşamaya devam edeceği. Kararın günlük hayatta uygulanacağı yer, işlem kolaylığı sağlar.
• Sürecin hızı ve maliyeti. Bazı ülkelerde anlaşmalı boşanma çok kısa sürerken, çekişmeli süreçler uzayabilir.
Türk Hukukunun Ayırt Edici Yönü: Kusura Dayalı Tazminat
Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesi, boşanmaya yol açan olaylarda kusuru bulunmayan veya daha az kusurlu olan eşe iki ayrı talep imkânı tanır. Mevcut ya da beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen taraf, kusurlu eşten maddi tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf ise manevi tazminat talep edebilir.
İşte uluslararası boşanmalarda en sık göz ardı edilen fark burada ortaya çıkar. Hollanda başta olmak üzere Avrupa’nın önemli bir bölümünde boşanma, “kusur” esasına değil, evlilik birliğinin onarılamaz biçimde sarsılmış olması esasına dayanır. Bu sistemlerde tarafın kusurunu ispatlayıp buna bağlı maddi ve manevi tazminat alması, Türk hukukundaki kadar mümkün değildir veya çok daha sınırlıdır. Dolayısıyla aldatma, şiddet, hakaret gibi ağır kusurlara maruz kalmış ve bunu ispatlayabilecek konumda olan bir eş için, davanın Türkiye’de açılması ve Türk hukukunun uygulanması çoğu zaman somut bir üstünlük sağlar.
Bu üstünlüğün koşullu olduğunu da belirtmek gerekir: Türk hukukunda tazminat kusura bağlıdır ve kusurun ispatı taleple birlikte ortaya konmalıdır. Boşanmaya ilişkin tazminat ve nafaka talepleri, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımına da tabidir.
Mal Paylaşımı: Malların Nerede ve Kimin Adına Olduğu Belirleyicidir
Türkiye’de 1 Ocak 2002’den bu yana yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir; bu tarihten önce edinilen mallar ve kişisel mallar bakımından ise ayrı kurallar işler. Hollanda’da ise tarihsel olarak geniş kapsamlı bir mal birliği esastı; 1 Ocak 2018’den sonra kurulan evliliklerde ise daha sınırlı bir mal birliği rejimi uygulanmaya başlanmıştır. Bu farklılık, paylaşılacak malın hangi rejime tabi sayılacağına göre tarafın eline geçecek miktarı doğrudan etkiler.
Pratikte daha kritik olan nokta şudur: Malların bulunduğu yer ve kimin adına tescilli olduğu, sürecin nasıl yürütüleceğini belirler. Taşınmazlar Türkiye’deyse, bu mallar üzerinde tedbir konulması, satışının önlenmesi ve nihayetinde kararın infazı çoğu zaman Türk mahkemeleri eliyle çok daha etkili biçimde yapılır. Türkiye’deki bir taşınmazın hukuki kaderine doğrudan yabancı bir mahkeme kararıyla karar vermek, infaz aşamasında ciddi engellerle karşılaşabilir. Mülk diğer eşin üzerine kayıtlıysa, malın kaçırılmasını önleyici tedbirlerin hızla alınabileceği yargı yeri ayrıca önem kazanır.
Burada önemli bir hukuki ayrıma da dikkat çekmek gerekir: Avrupa Birliği içinde boşanmanın kendisine ilişkin yetki kuralları ile mal rejimi ve nafaka ayrı düzenlemelere tabidir. Yani bir ülkede boşanmaya bakılması, mal paylaşımının da otomatik olarak orada ve o ülkenin lehe hukukuna göre yapılacağı anlamına gelmez.
Yetkili Mahkeme: Dava Nerede Açılabilir?
Avrupa Birliği tarafında: 1 Ağustos 2022’den itibaren evliliğe ilişkin meselelerde yetki, tanıma ve tenfiz, “Brüksel II ter” olarak anılan 2019/1111 sayılı Tüzük ile düzenlenmektedir; bu Tüzük, eski 2201/2003 sayılı düzenlemenin yerini almıştır ve Danimarka hariç tüm üye devletlerde uygulanır. Tüzük, eşlerden birinin ya da her ikisinin mutad meskeni, ortak vatandaşlık gibi bağlantı noktalarına göre birden fazla ülkede dava açma imkânı tanıyabilir.
Türkiye tarafında: Türk vatandaşlarının kişi hâllerine ilişkin davaları bakımından, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Kanunu (MÖHUK), yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına da belirli koşullarda Türk mahkemelerinde dava açma olanağı verir. Bu nedenle Hollanda’da yaşayan iki Türk vatandaşı eş, çoğu durumda davayı Türkiye’de açma seçeneğine sahiptir.
Bu tablo, çoğu zaman birden fazla ülkenin aynı anda yetkili olabileceği, yani tarafa gerçek bir forum tercihi imkânı doğduğu anlamına gelir. Bu tercihin doğru kullanılması, davanın kaderini değiştirebilir.
Uygulanacak Hukuk: Hangi Ülkenin Kanunu Uygulanır?
Yetkili mahkeme ile uygulanacak hukuk her zaman aynı ülkeye işaret etmez. Avrupa Birliği’nde boşanmaya uygulanacak hukuku belirleyen Roma III Tüzüğü (1259/2010) yalnızca 17 üye devlette yürürlüktedir ve Hollanda bu Tüzüğe taraf değildir. Bu nedenle Hollanda mahkemeleri, hangi ülkenin hukukunu uygulayacaklarını kendi milletlerarası özel hukuk kurallarına göre tayin eder.
Türk hukuku açısından ise MÖHUK’un 14. maddesi sıralı bir bağlama kuralı öngörür: önce eşlerin müşterek millî hukuku, bu yoksa müşterek mutad mesken hukuku, o da yoksa Türk hukuku uygulanır. İki Türk vatandaşı eş söz konusu olduğunda, Türk mahkemesinin Türk hukukunu uygulaması beklenir; bu da kusura dayalı tazminat gibi kurumlardan yararlanmanın önünü açar.
Tanıma ve Tenfiz: Kararın Diğer Ülkede Geçerliliği
Bir ülkede alınan boşanma kararı, etkisini başka bir ülkede gösterecekse, orada tanınmalı ya da tenfiz edilmelidir. Avrupa Birliği içinde bu süreç büyük ölçüde basitleştirilmiştir. Türkiye ile bir AB ülkesi arasında ise tanıma ve tenfiz, ilgili ülkenin usul kurallarına göre ayrı bir dava konusudur.
Bu nokta strateji açısından hayatidir. Örneğin Türkiye’de hükmedilen bir tazminat veya nafaka, borçlunun mal varlığı yurt dışındaysa, ancak o ülkede tenfiz edildiği ölçüde tahsil edilebilir. Tersine, malların Türkiye’de bulunduğu hâllerde, Türk mahkemesinin kararı doğrudan ve hızlı biçimde icra edilebilir. Bu yüzden “nerede dava açmalıyım” sorusunun cevabı, çoğu zaman “kararı nerede infaz edeceğim” sorusunun cevabıyla birlikte aranmalıdır.
Çocukların Durumu: Velayet ve Nafaka
Velayet ve çocukla kişisel ilişki konularında belirleyici ölçüt, kural olarak çocuğun mutad meskeninin bulunduğu ülkedir. Uluslararası alanda 1980 tarihli Çocuk Kaçırmanın Hukukî Veçhelerine İlişkin Lahey Sözleşmesi ile 1996 tarihli çocukların korunmasına dair Lahey Sözleşmesi devreye girer.
Bu noktada özellikle uyarmak gerekir: Çocuğu, diğer ebeveynin rızası ve yetkili makamın kararı olmaksızın yaşadığı ülkeden bir başka ülkeye götürmek, “uluslararası çocuk kaçırma” olarak değerlendirilebilir ve aleyhe çok ağır sonuçlar doğurabilir. Çocuğun bulunduğu ülke ile dava açılmak istenen ülke farklıysa, atılacak her adım önceden hukuki danışma ile planlanmalıdır.
Zamanlama ve Önce Davranma
Birden fazla ülkenin yetkili olduğu durumlarda, davanın hangi ülkede ve ne zaman açıldığı sonucu etkileyebilir. Avrupa Birliği içinde, aynı uyuşmazlık için ilk açılan dava sonrakine üstün gelir (derdestlik kuralı). Bu nedenle tarafın lehine olan yargı yerinde önce dava açmak, başlı başına bir avantaj kaynağı olabilir. Bu strateji, ancak yetki, uygulanacak hukuk ve tenfiz boyutları birlikte değerlendirildiğinde anlam taşır.
Peki Sonuç: Hangi Ülke Daha Avantajlı?
Görüldüğü üzere tek bir doğru cevap yoktur. Kimi dosyada Türkiye, kusura dayalı maddi ve manevi tazminat imkânı, malların Türkiye’de bulunması, malların diğer eş üzerinde olması ve kararın Türkiye’de hızlıca infaz edilebilmesi nedeniyle belirgin biçimde avantajlı olabilir. Bir başka dosyada ise tarafın ve çocukların yaşadığı ülkenin mahkemeleri, nafaka düzeyi, sürecin hızı veya malların bulunduğu yer nedeniyle daha lehe sonuç verebilir.
Bu tercih, internetten okunan genel bilgilere dayanılarak yapılamayacak kadar tekniktir. Vatandaşlık, mutad mesken, mal varlığının haritası, kusurun ispat imkânı, çocukların durumu ve kararın nerede infaz edileceği bir bütün olarak incelenmeli; ancak bundan sonra hangi ülkenin avantajlı olduğuna karar verilmelidir. Bu değerlendirmeyi yapacak ve stratejiyi kuracak olan, somut dosyayı inceleyen avukattır.
Sıkça Sorulan Sorular
Hollanda’da mı, Türkiye’de mi boşanmak daha iyi?
Bu, malların yeri, kusurun ispatı, tazminat ve nafaka beklentisi ile çocukların durumuna göre değişir. Kusura dayalı maddi ve manevi tazminat talebi olan ve malları Türkiye’de bulunan bir taraf için Türkiye çoğu zaman avantajlıdır; ancak her dosya kendi içinde değerlendirilmelidir.
Yurt dışında yaşıyorum, Türkiye’de boşanma davası açabilir miyim?
Türk vatandaşları, belirli koşullarda yurt dışında yaşasalar dahi kişi hâllerine ilişkin davaları Türkiye’de açabilir. Somut durumunuzun bu kapsama girip girmediği ayrıca incelenmelidir.
Türk mahkemesinin verdiği tazminat kararı yurt dışında geçerli olur mu?
Karar, borçlunun mal varlığının bulunduğu ülkede tanınıp tenfiz edildiği ölçüde sonuç doğurur. Bu nedenle dava açılırken kararın nerede infaz edileceği de baştan planlanmalıdır.
Mallarımız Türkiye’deyse hangi ülkede dava açmalıyım?
Malların Türkiye’de bulunması, tedbir ve infaz kolaylığı nedeniyle çoğu zaman Türkiye’de dava açmayı pratik kılar. Yine de uygulanacak hukuk ve tarafın diğer talepleri birlikte değerlendirilmelidir.
Uluslararası boşanma, yetki, uygulanacak hukuk ve tenfizin birlikte ele alınmasını gerektiren teknik bir alandır. Hangi ülkede dava açmanın sizin lehinize olacağını belirlemek için, dosyanızın tüm unsurlarıyla incelenmesi gerekir. Durumunuza özel değerlendirme için lütfen büromuzla iletişime geçiniz.
Katagori:Aile Hukuku
uluslararası boşanma, yurt dışında boşanma, Hollanda'da boşanma, Türkiye'de boşanma davası, maddi ve manevi tazminat, mal paylaşımı, yetkili mahkeme, uygulanacak hukuk, tanıma ve tenfiz, nafaka, velayet, MÖHUK

ROTA HUKUK BÜROSU
Bize ulaşın